Gerçek Asalet, Sınır Çizdiğin Kadardır

15

Hayat bazen bize sabrın sadece beklemek değil, kimin nerede duracağını belirlemek olduğunu en sert şekilde öğretir. Yıllarca, “Meyve veren ağaç taşlanır” diyerek arkadan konuşulanlara, atılan iftiralara sessiz kaldım. İnsanların içten pazarlıklarının bir gün gün yüzüne çıkmasını, o yalanları dinleyip sorgulamadan inananların ise zamanla gerçeği fark etmesini bekledim. Kendi vicdanımı ayna yaptım ve herkesi kendim gibi dürüst, kendim gibi iyi niyetli sandım. Ancak gördüm ki; bazen zaman bile körleşmiş kalplere gerçeği göstermeye yetmiyor, aksine sessizlik suistimali besliyor.

Bugüne kadar çevremden hep aynı cümleleri duydum: “Sen asilsin, sen asil bir ailenin soyusun, sana yakışanı yap, boş ver…” Ama artık o devir kapandı. Sessiz kaldıkça sıradanlaştırılmak, saygı duydukça basamak yapılmak istenmek, nezaketin “saf” etiketiyle suistimal edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Asalet, haksızlığa boyun eğmek veya suistimale göz yummak değil; kendine duyduğun saygıyı en üstte tutmaktır. İyi niyetin bir istismar aracı olarak kullanıldığı yerde, nezaket artık bir borç değil, vazgeçilmesi gereken bir lükstür.

Ben, hayatı boyunca tek başına mücadele etmiş, başını hiçbir rüzgarda eğmemiş, emeğiyle var olmuş bir kadınım. Bugüne kadar hayatımı başkalarının dudakları arasındaki iki kelimeye göre yönlendirmedim, bundan sonra da yönlendirmeyeceğim. Emek veriyorsam karşılığını, değer veriyorsam saygısını beklemek en doğal hakkımdır. Eğer verilen emek maddi ve manevi bir karşılık bulmuyorsa, orada “dur” demeyi bilmek de bir erdemdir. İyi olunca “saf” diye üzerinden geçmeye çalışanlara karşı durmak, bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Şunu herkes bilmelidir ki; ben bugüne kadar o gemileri defalarca yakmış biriyim. Limanı değil, yolu sevenler için gemileri yeniden yakmak bir son değil, yeni ve daha temiz bir başlangıçtır. Ben yine aynı benim; ancak artık kimseye peşin bir “insanlık” kredisi vermiyorum. Herkes tam olarak hak ettiği değer kadar karşılık görecektir. Saygı duyan saygı görecek, emek veren karşılığını alacak, sınırını aşan ise haddini bilecektir. Başımı eğmedim, eğmeyeceğim; çünkü ben kendi mücadelemle, tırnaklarımla kazıyarak var oldum ve bu duruşumdan asla taviz vermeyeceğim.